Bir Maskenin İtirafları

   "Belki de öteki çocuklar kendilerini anlamak ihtiyacını duymuyorlardı: onlara gerçek yaradılışlarını olduğu gibi göstermek olanağı tanınmıştı; ben ise hep belirli bir rolü oynamaya kendimi zorlamak durumundaydım. Bu gözlemci bir bakış açısı ve kendi kendini gözleme sonucunu doğurmuştu. Bu yüzden bu benim olgunluğum değil, kendimi üzerimde belirli bir denetlemeye zorlayan güvensizliğim, hoşnutsuzluğumdu."
   Tiyatro, sinema oyuncularını, aktörleri daima alkışlayıp, sevdiniz. Kendisi dışında birisi olmayı hemen hemen herkes başaramaz. Ve bunu ustalıkla yapmak da en zorudur. İşte bu yüzden sanatçıdır onlar. Sahnede kaldıkları sürece...
   Başkası gibi görünmek sahnede takdir edilirken, sahneden inince önemli olan kendin olabilmektir, kendi hayatını yaşamaktır. Yaşamını kendin olarak yaşamaktır en önemlisi de.

   "Bu dünyaya ne yapmaya geldiğimi sorarsanız.. Cevabım şu olacak; Hayatımı yüksek sesle yaşamak için buradayım."
Émile Zola

   Şimdi bütün hayatınızı bir maskenin ardında, ömrünüzü rol yaparak geçirdiğinizi düşünün. Çünkü maskenin ardındaki kişiyi isteyen yoktur ve siz, maskenizi düşürüp hayatınızı yüksek sesle yaşayacak kadar cesur değilsinizdir. Sessizce, bu hayatın içinde bir tek düşlerinize sığınarak yaşamak, yapabileceğiniz tek şeydir. Olduğunuz kişiyi, gerçek yüzünüzü kötülüğün ve günahların bir parçası olarak görüp, varlığınız size daima acı veriyorsa ve maskeyi tutmaktan da yorulmuşsanız artık, bir kaçış, bir kurtuluş ve bir dinleniş için ölümü arzularsınız. Ölüm kurtuluşunuz ve kurtuluş, tek gerçeğiniz olur. Varlığınız saflığın kirletilişidir. Günahtır. Belki tutunabileceğiniz tek hatıranızı da pislikle ilişkilendirirsiniz.

   "Gerçekten de öyle; çünkü bu dünyadaki bütün düşüşler, alçalışlar arasında en tiksindirici olan saflığın düşüşü, alçalışıdır."
   Ölüm saplantınızla, hep bir son umuduyla, omzunuzdan bu yükü kaldıracak anın beklentisiyle yaşarsınız artık. Maskenizi daima tutmak zorundasınızdır. Yorgunsunuzdur. Bu durum zihninizi uyuşturur. Sizi siz olmaktan çıkarır. Artık ne siz sizsinizdir ne de maske maskedir. O artık yüzünüzle bir olmuştur.

    "'Maske'min sonunda doğamın tamamlayıcı bir parçasına dönüştüğünü düşünüyorum. Artık bir maske değildi o. Kendimi normal bir insan olarak maskelediğimi, sonuçta bunun bir anormallik olduğunu tekrar tekrar kendime söylemiş olsam da içimdeki yaradılıştan saf ve normal olan şeyi de eritip bozduğumu anlamıştım. Diğer bir deyişle, eninde sonunda bir maskeli, hayhuy dışında bir şeye inanmayan bir varlık olma yoluna girmiştim."
   Yukio Mişima, bir eşcinsel... Bütün toplumlar arasında en çok dışlanan ve varlıkları her zaman tehlike arz edenler, eşcinseller. Yaşamları, korkunç maskelerle dolu bir maskeli balo. Ve Mişima artık sıkkın. Artık haykırmak istiyor. Sizin için normal olmayanın, onun için normal olduğunu, gerçek doğasının bu olduğunu itiraf ediyor. (Sahi normal nedir ki?) Dinlemeniz ve anlamanız için itiraf ediyor Mişima. Ona ve gücüne tutuluyorsunuz satırlarda. Maskenin ağırlığı altında ezilen adam, bir de savaş yıllarının acısıyla yüzleşmek zorunda. Mişima suratında maskeyle başrolü oynarken, arka planda savaş sürüyor. Ve Mişima size içinde yaşadığı maskeli baloyu anlatıyor. Savaş, acı, belirsizlik, günah... Ölüm saplantısı doğuran nevrotik davranışlar...

   "İçimde bir şeyin yandığını duydum. Yanından geçtiğimiz sefalet, beni kuvvetlendirip sağlamlaştırmıştı. Bir başkaldırmanın doğurduğu öfke duygusuna benzer bir duyguydu içimdeki; bu bahtsızlar bütün insanca şeylerin toptan yok edilmesine tanık olmuşlardı, gözlerinin önünde bütün insanca ilişkilerin, sevgi, nefret, mantık ve mülkiyetin alevler içinde yok olduğunu görmüşlerdi. Ve bu sefer savaşmak zorunda oldukları şey alevler değil, insanların kendisi, sevgi, nefret, mantık ve mülkiyetti. Batmakta olan bir geminin adamları gibi, sadece hayatlarını devam ettirebilmek için bir başkasını öldürebilecek durumdaydılar."
   Yukio Mişima'nın anlatıları; acıların, toplum dışına itilmişliğin, saplantıların, rüyalar aleminde gezinen fantezilerin ve kendi doğumunu hatırladığını iddia eden çocuğun romanı...
   Bir Maskenin İtirafları, Can Yayınları'ndan. Meselimin sonuna gelirken diyorum ki; okuyun.

0 yorum :

Yorum Gönder